bayan escort bursa escort escort gaziantep istanbul escort escort izmir escort izmir izmir escort istanbul escort denizli escort escort bayan

banner6
06 Aralık 2020 Pazar

MESO'dan Ögrencilere destek

ULUALAN YARALI, ÖLÜME Mİ TERKEDİLDİ?

02 Ekim 2020, 10:40
Bu makale 9579 kez okundu
ULUALAN YARALI, ÖLÜME Mİ TERKEDİLDİ?
HABER ANALİZ
Bir sabah, Manavgat’ımızın göz bebeği Ulualan’ın kör bir hançerle dört yerinden hançerlendiği haberiyle uyandık. Şaşkın ve üzgündük. Evladımıza kimler neden, niçin, nasıl kıymışlardı? Failler kimlerdi?
Anlamaya çalışıyorduk. 230 bin yürek gözyaşlarını içine akıtıyor, kimileri sesli, kimileri ise sessiz sesiz köşelerinde hıçkırıyordu. Göz nurumuz, can paremiz Ulualan acaba ölmüş müydü?
Üzerimizdeki o derin ölüm sessizliğini, üzüntüsünü bir kenara bırakarak kafamızda soru işaretleriyle evladımıza, Ulualanımıza koştuk.
Kuzeyden esen serin yel, Manavgat ırmağımızın esintisine eşlik ediyor, yaralı bir şekilde kanlar içerisinde yatan Ulualanımıza; “ne olur ölme, bizimle kal!” diyordu.
Aynı anlarda, Manavgat ırmağında yüzen ve rotasını boğazdan denize kıran bir bot sirenlerini öttürerek acımıza katılıyordu.
O ses, seslerimiz öyle bir yükseldi, öyle bir çoğaldı ki ana rahmindeki çocuklar bile hüngür hüngür ağladı.
Yalnız ana rahmindeki çocuklar mı ağladı?
Hayır!..
Sarı köprü, Cumhuriyet Meydanı, Türkbeleni, 106 mahalle, ırmakta ve denizde yüzen tüm canlı cansız mahlûkatlarla birlikte cümle âlem ağladı.
Niçin ağlamasınlar ki;
Ulualan, Manavgat’ımızın kalbi aort damarı idi. Geleceğiydi. Manavgat insanına kucağını açan ve o insanları sevgiyle sarmalayıp bağrına basan fedakâr, cefakâr bir sevgiliydi.
Manavgat on yıllarca onun sinesine çöplerini boşalttığında gıkını bile çıkarmadı. O güzelim altın rengi kumlarını kum hırsızları yıllarca kamyonlarla çalıp götürüp satarken görmezden geldi. Milyonluk yatlar üreten, kendi karasularında yüzen deniz araçlarının bakımını yapan tersanelerin varlığıyla mutluluk duydu. Manavgat’ın yüzde altmışının sürücü belgesi almasına katkı verdiği için gururluydu. Âşıklara ev sahipliği yapar, sevgililerin saçlarını yıldızlarla donatırdı.
Ulualanımızı, kalbimizi, geleceğimizi kör bir hançerle dört yerinden hunharca hançerlediler. Ölmemişti ama ağır yaralıydı. Failler biliniyor olmasına rağmen elimizden bir şey gelmiyordu. Tek tesellimiz adalet ve hukuktu.
Evladımızı tedavi etmemize bile izin vermiyorlardı. Bağırdık, çağırdık, birlikler oluşturduk, imzalar topladık ama Ulualanımızın yarasına merhem olamadık.
Sonra hükümetin iki bakanı ilçemize geldi. Yaralınızı ancak biz tedavi edebiliriz dediler. Bizim tedavi yöntemimizi çağ dışı bulduklarını söylediler.
İtiraz ettik ve dedik ki:
Manavgat’a mal olmuş bir yarayı ancak ve ancak Manavgat’ta üretilmiş ilaçlarla tedavi etmek mümkündür. Örnekler verdik, reçeteler sunduk.
Tedavi yöntemlerinde anlaşamayınca, tedavi yöntemine mahkemeler karar versin denildi.
Bu karardan sonra evladımızı dört kör hançer yarasıyla uzandığı yerde bırakarak derin bir sessizliğe büründük.
İsyan eden, ağlayan, bağıran tüm canlı cansız mahlûkat, yaşananları unutmuş gibi kendilerini hayatın doğal akışına bıraktılar.
Sanki yaralı Ulualanımızın ölmesini kabullenmiş bir ruh haline içerisine düştük.
Ve sonra…
Sonrası da kendi içinde bir takım alıştığımız ihanetler silsilesiyle kendini açığa çıkardı. Konu Manavgat gündemine düştüğünde bir oda başkanının, (ismi mühim değil, zaten tüm Manavgat onun kim olduğunu, nasıl zikzaklar çizdiğini iyi biliyor) ön saflarda yer alarak kendine piyasa yapması ve iki bakanın Manavgat’a ziyaretinden sonra birden ortadan kaybolması inanın kimseler tarafından yadırganmadı.
Malum şahsın önce ortalarda görünüp sonra bir yerlerden zılgıtı yiyince tüymesi Manavgat halkı için hiçte sürpriz değildi!
Aynı oda başkanı Büyükşehir Yasası yürürlüğe girdiğinde ve yasanın belediyenin yetkilerini kısıtlamasına dair Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdiği; “Halkı Bilgilendirme Toplantısı’na” destek vereceği sözünü vermesine rağmen o günde buhar olup uçuvermişti. Manavgat unutmuyor, birileri unutturmaya çalışsa bile tarih unutmuyor.
İktidar partisinin ilçe başkanı “Ulualan Ölü Alan Olmasın” dilekçesine imza veren vatandaşlarımızın imzalarının dolandırıcıların eline geçebileceği yönünde vatandaşlardan şikâyetler aldığı yönünde acemice bir açıklama yapıyor.
Dolayısıyla Manavgat Belediyesi başta olmak üzere Manavgat Ulualan Platformu’nu (MUKAP) oluşturan tüm siyasi parti temsilcileri, STK, vakıf, dernekleri zan altında bırakarak itham ediyor.
Malum şahsın odası da bu ithamdan elbette payını alıyor. Platform üyeleri bu açıklamaya karşı geniş katılımlı bir basın toplantısıyla cevap veriyor.
Ama gel gör ki odasının kocamanlığıyla övünen bu şahıs toplantıda yine yeniden yer almıyor.
Tabi Sayın başkanın tam da toplantının gerçekleştirileceği gün TOBB’Y çikolata fabrikasının açılışına katılma gibi çok önemli bir görevi var.
Malum oda başkanı için Ulualan mı, odasının zan altında kalması mı yoksa TOBB’Y’nin açılışı mı önemli?
Bu sorunun cevabını değerli Manavgat halkı gayet net cevaplıyor…
Sahi, bu sessizlik, bu yılgınlık neden?
Yoksa,
Ulualanımızı yaralarıyla, baş başa bırakıp ölüme mi terk ettik?
 
 
 
    

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    MANAVGAT TA EN BAŞARILI ÖZEL OKUL

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Manavgat Söz Haber - Manavgat Haberleri - 19 Ocak 2016 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV